Psikoterapi Hakkındaki Yanlış İnançlar Toplumu Nasıl Etkiliyor ?

Yazar: Senanur Boran Editör: Bahar Özbek

Psikoterapi, bireylerin duygusal, bilişsel ve davranışsal sorunlarını anlamalarına ve bu sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olan bilimsel temelli bir destek sürecidir. Buna rağmen toplumda psikoterapi hakkında birçok yanlış inanç bulunmaktadır. “Psikoloğa sadece deliler gider”, “psikoterapi sadece konuşmaktan ibarettir” ya da “terapiye giden kişi zayıf bir kişiliğe sahiptir” gibi kalıp yargılar, insanların psikolojik yardım arama davranışını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Bu tür yanlış inanışlar yalnızca bireyleri değil, toplumun genelinde ruh sağlığı hizmetlerine yönelik tutumları da etkileyerek bu hizmetlerin kullanılmasını zorlaştırabilmektedir.

Toplumdaki psikoterapiye yönelik önyargılar çoğu zaman damgalama (stigma) ile ilişkilidir. Ruh sağlığı alanında yapılan çalışmalar, bireylerin psikolojik destek almaktan kaçınmasının önemli nedenlerinden birinin sosyal damgalanma korkusu olduğunu göstermektedir. Özellikle toplulukçu kültürlerde bireyin psikolojik destek alması bazen aileyi ya da sosyal çevreyi “utandıran” bir durum olarak algılanabilmektedir. Bu nedenle bazı kişiler yaşadıkları sorunları profesyonel destek almak yerine kendi başlarına çözmeye çalışabilmekte ve bu durum sorunların daha uzun süre devam etmesine yol açabilmektedir.

Deneysel araştırmalar da psikoterapiye ilişkin yanlış inançların yardım arama davranışını etkilediğini göstermektedir. Örneğin ruh sağlığına yönelik damgalamayı azaltmaya yönelik yapılan deneysel çalışmalarda, katılımcıların psikolojik yardım alma niyetlerinin anlamlı biçimde arttığı görülmüştür. Benzer şekilde psikoterapinin nasıl işlediği ve bilimsel temelleri hakkında bilgilendirici içeriklerin sunulduğu deneysel araştırmalarda, katılımcıların terapiye yönelik tutumlarının daha olumlu hale geldiği bulunmuştur. Bu bulgular, doğru bilginin yayılmasının insanların ruh sağlığı hizmetlerine daha açık yaklaşmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Psikoterapiye yönelik yanlış inanışların bir diğer sonucu ise terapi sürecine ilişkin gerçekçi olmayan beklentiler oluşmasıdır. Bazı kişiler terapinin çok kısa sürede tüm sorunları çözeceğini düşünürken bazıları ise terapinin hiçbir faydası olmayacağına inanmaktadır. Bu iki uç beklenti de terapi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa psikoterapi genellikle zaman içinde ilerleyen ve bireyin aktif katılımını gerektiren bir süreçtir. Araştırmalar, psikoterapinin birçok psikolojik sorunun tedavisinde etkili olduğunu göstermektedir. Toplumsal düzeyde psikoterapi hakkındaki yanlış inanışların azaltılması için ruh sağlığı okuryazarlığının artırılması oldukça önemlidir. Üniversiteler, medya ve sağlık kurumları tarafından yapılan bilgilendirici çalışmalar, bireylerin psikoterapiyi daha doğru bir şekilde anlamalarına yardımcı olabilir. Özellikle genç yetişkinlerle yapılan çalışmalar, ruh sağlığı hakkında doğru bilgiye sahip olan bireylerin psikolojik yardım arama konusunda daha olumlu tutumlar geliştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle psikoterapiyi yalnızca kriz anlarında başvurulan bir yöntem olarak değil, bireyin psikolojik iyi oluşunu destekleyen bir gelişim süreci olarak görmek önemlidir.

Sonuç olarak psikoterapi hakkındaki yanlış inançlar, bireylerin ihtiyaç duydukları psikolojik desteğe ulaşmalarını zorlaştıran önemli bir toplumsal engel oluşturabilmektedir. Bu yanlış inanışların azaltılması, ruh sağlığı hizmetlerinin daha erişilebilir ve kabul edilebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır. Bilimsel araştırmalar da doğru bilgilendirme ve damgalamayı azaltmaya yönelik çalışmaların, insanların psikolojik yardım arama davranışını olumlu yönde etkileyebileceğini göstermektedir.

Kaynakça

Corrigan, P. W. (2004). How stigma interferes with mental health care. American Psychologist, 59(7), 614–625.

Corrigan, P. W., Druss, B. G., ve Perlick, D. A. (2014). The impact of mental illness stigma on seeking and participating in mental health care. Psychological Science in the Public Interest, 15(2), 37–70.

Rickwood, D., Deane, F. P., Wilson, C. J., ve Ciarrochi, J. (2005). Young people’s help-seeking for mental health problems. Australian e-Journal for the Advancement of Mental Health, 4(3), 218–251.

Vogel, D. L., Wade, N. G., ve Hackler, A. H. (2007). Perceived public stigma and the willingness to seek counseling. Journal of Counseling Psychology, 54(1), 40–50.

Scroll to Top