Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye raporları: Türkiye diğer ülkelere kıyasla nerede duruyor?

Yazar: Senanur Boran Editör: Bahar Özbek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Birleşmiş Milletler tarafından  7 Nisan 1948’de kurulan uluslararası halk sağlığı üzerine çalışan ve bu konu üzerine uzmanlaşmış bir kuruluştur. Merkezi İsviçre ‘nin Cenevre şehrindedir ve pek çok bölge ve şehirde hizmet vermekte olan etkin bir kuruluş olarak varlığını sürdürür. DSÖ’nün resmî görevi, dünya çapında savunmasız kişilere yardım ederken sağlık ve güvenliği teşvik etmektir. Ülkelere teknik destek verir, uluslararası sağlık standartlarını oluşturur, küresel sağlık sorunlarına dair veriler toplar ve sağlıkla ilgili bilimsel ya da politik tartışmaların yürütüldüğü bir platform görevi görür. Resmî yayını olan Dünya Sağlık Raporu, dünya çapındaki sağlık konularına ilişkin değerlendirmeler sunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) hazırladığı raporlar, aslında ülkelerin sağlık karnesi gibidir. Her ülkenin neyi iyi yaptığı, hangi alanlarda geri kaldığı ve hangi sağlık sorunlarının toplumu en çok etkilediği bu belgelerde açıkça ortaya çıkar. Bu yüzden sadece hükümetler veya sağlık çalışanları için değil, araştırmacılar, öğrenciler ve merak eden herkes için oldukça yol göstericidir.

Özetle DSÖ raporları, bir ülkenin sağlık sistemine dışarıdan bakan, bağımsız ve bilimsel bir rehber gibidir. Hem mevcut durumu anlamamıza yardım eder hem de diğer ülkelerle karşılaştırıldığında nerede durduğumuzu objektif bir şekilde gösterir. Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü ( DSÖ) verilerine göre 2023 yılı itibariyle nüfusu 87.270.501 iken 2050 yılına kadar %4,6 artışla 91.258.061’e ulaşması öngörülüyor. Bu tarz demografik bilgilerin yanı sıra DSÖ, dünya üstündeki pek çok ülkenin sağlık profilleri üzerine araştırmalar yapmakta. Yaşam süresine bakıldığında Türkiye için raporlarda 2025 yılı itibariyle yaşam beklentisi 78 yıl olarak sunulmakta. Dünya genelinde ortalama yaşam süresi 73 yıl olarak belirtilmekte. Ülkelere baktığımızda Hong Kong 85 yılla listenin en üstündeyken, Orta Afrika Cumhuriyeti ise 54 yılla listenin en altında yer alıyor. Türkiye ise dünya ortalamasının üzerinde olsa da birçok Avrupa ülkesine göre daha düşük bir yaşam süresine sahip.

Genel sağlık durumu konularından bir diğeri de doğum komplikasyonları nedeniyle anne ve bebek ölüm oranlarıdır. Her yıl gebelik ve doğum komplikasyonları nedeniyle ölen kadın ve kız çocuklarının sayısı 2000 yılında 443.000 iken, 2023 yılında 260.000’e düşmüştür. Bu iyileşmeler, anne ölümlerinin en yüksek olduğu birçok ülkedeki hızlı nüfus artışı göz önüne alındığında özellikle dikkat çekicidir. Buna rağmen, her gün 712 kadın gebelik ve doğum komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir; bu da her iki dakikada bir kadına denk gelmektedir. Dünya genelinde DSÖ verilerine göre son yıllarda çocuk ölümlerinde büyük ilerleme sağlanmış olsa da hâlâ kayda değer bir yük var. 1990’dan bu yana 5 yaş altı ölüm oranı önemli ölçüde azalmış olsa da 2023 yılında dünya genelinde 4,8 milyon çocuk beşinci doğum gününe ulaşamadan ölmekte. Resmi raporlarda, Türkiye bebek ölümlerini son 20 yılda %80’in üzerinde oranında azaltan ülkelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye, sağlık alanında son yirmi yılda gerçekleştirdiği ilerlemelerle anne ve bebek ölüm oranlarını dünya ortalamasının çok altına çekmeyi başarmıştır. Ancak uluslararası alanda Türkiye’nin karnesi iki zıtlık barındırır: Yaşam beklentisi artış hızı gibi bazı konularda hızla OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ortalamasına yaklaşırken, sağlık harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla düşük payı ve yüksek obezite/tütün kullanım oranları gibi konularda ise OECD ülkelerinin gerisinde veya riskli bir konumda yer almaktadır. Kısacası, Türkiye hizmete erişimde ileridir ancak finansman ve koruyucu hekimlikte geridedir. Genel sağlık göstergeleri son yıllarda iyileşmiş olsa da kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite gibi kronik sorunlar hâlâ oldukça yaygın. Modern yaşam tarzı, düzensiz beslenme, düşük fiziksel aktivite ve stres gibi etkenler bu hastalıkların görülme oranını artırıyor. Bu nedenle DSÖ raporlarında Türkiye’nin kronik hastalık yükünün yüksek olduğu özellikle vurgulanıyor. Yani bulaşıcı hastalıklarda iyi bir noktadayken, uzun vadeli ve yaşam biçimiyle ilişkili hastalıklar hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.

 Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişim son yıllarda oldukça kolaylaştı. Genel Sağlık Sigortası sayesinde hemen herkes sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve polikliniklerde verilen hizmetler, DSÖ raporlarında olumlu bir şekilde vurgulanıyor. Ancak bazı alanlarda hâlâ geliştirilmesi gereken noktalar var. Örneğin, sağlık çalışanı sayısı Avrupa ülkelerine göre daha az ve bu durum özellikle yoğun şehirlerde sağlık hizmetlerinin kalitesini etkileyebiliyor. Ayrıca bazı bölgelerde hizmetlere erişim hâlâ sınırlı; doğu ve kırsal bölgelerde hastanelere ulaşmak şehir merkezlerine göre daha zor olabiliyor. Genel olarak Türkiye, sağlık sistemini güçlendirme yolunda önemli adımlar atmış olsa da, eşit erişim ve hizmet kalitesi sağlama konusunda hâlâ yapacak işleri bulunuyor.

Türkiye’de ruh sağlığı hizmetleri son yıllarda gelişme göstermiş olsa da hâlâ psikolog ve psikiyatrist sayısı yeterli değil ve erişim özellikle bazı bölgelerde sınırlı. Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri sayesinde kişiler kendi bölgelerinde destek alabiliyor ve DSÖ de toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerini destekliyor. Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede Türkiye güçlü bir performans sergiliyor; aşılama programları geniş kapsamlı ve COVID-19 dönemi sistemin kapasitesini test etmesine rağmen hızlı müdahalelerle hastalık yayılımı kontrol altına alındı. Buna karşın bölgesel ve sosyoekonomik farklar hâlâ önemli bir sorun; doğu ve kırsal bölgelerde sağlık hizmetlerine erişim daha zor, düşük gelirli gruplarda kronik hastalıklar daha yaygın ve sağlık hizmetlerinden yararlanma sınırlı. 

Sonuç olarak, sağlık hizmetlerini güçlendirme yolunda önemli adımlar atmış olsa da ruh sağlığı ve eşit erişim konularında hâlâ geliştirilmesi gereken alanlar bulunuyor. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre orta seviyede yer alıyor, ancak son yıllarda kaydettiği ilerlemeler dikkat çekiyor. Sağlık alanındaki güçlü yönleri arasında aşılama programlarındaki başarı, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve anne–bebek ölümlerinde görülen düşüş yer alıyor. Öte yandan geliştirilmesi gereken noktalar da bulunuyor: ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, sağlık çalışanı sayısının artırılması, kronik hastalıklarla etkin mücadele ve bölgesel eşitsizliklerin azaltılması öncelikli hedefler arasında. Genel olarak Türkiye, sağlık alanında önemli iyileşmeler kaydetmiş olsa da Avrupa ortalamasına yaklaşabilmek için özellikle ruh sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeye devam etmesi gerekiyor. Ayrıca sürdürülebilir ve eşitlikçi bir yapı için hâlâ atılması gereken adımlar var.

Kaynaklar:

Vikipedi Yazarları. (t.y.). Dünya Sağlık Örgütü. Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. Erişim 19 Kasım 2025,
https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Sa%C4%9Fl%C4%B1k_%C3%96rg%C3%BCt%C3%BC

World Health Organization. (n.d.). Life expectancy at birth (years) – Turkey. Global Health Observatory.
https://apps.who.int/gho/athena/data/GHO/WHOSIS_000001.html

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2013). Stratejik plan 2013–2017.
https://extranet.who.int/countryplanningcycles/sites/default/files/country_docs/Turkey/strategic_plan_2013_2017.pdf

Çevresel Göstergeler Portalı. (n.d.). Life expectancy at birth.
https://cevreselgostergeler.csb.gov.tr/en/life-expectancy-at-birth-i-85963

Yıldız, H., Ecevit, E., Yıldırım, E., & Şükrüoğlu, D. (2024). Sağlık hizmetlerine dair bireylerin algıları ve tutumlarındaki değişim: Türkiye örneği. Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, 20, 22–43.
https://doi.org/10.17130/ijmeb.1488303

Bülbül, A. (2022). Sağlık hizmetleri kalitesi bağlamında bir girdi olarak sağlık teknolojisi değerlendirmesi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 42, 348–364.

T.C. Sağlık Bakanlığı. (2023). 2023 yılı faaliyet raporu.
https://khgmickontrol.saglik.gov.tr/Home/ViewFileDuyuru/c0be471f-fe44-4b42-a557-a43b229d0cac

Artukoğlu Kayacan, P., & Kılıç, B. (2024). Türkiye’de toplum ruh sağlığı hizmetleri: Kalitatif bir çalışma. Halk Sağlığı Araştırma ve Uygulamaları Dergisi. https://doi.org/10.5281/zenodo.10433375

Karaoğlu, Ö., Sur, H., & Barış, İ. (2025). Türkiye’de yetişkinlere yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin sağlık profesyonellerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi. Vizyoner Dergisi, 16(45), 143–157.
https://doi.org/10.21076/vizyoner.1500320

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı. (2025). Türkiye Ruh Sağlığı Profili – 2 Araştırması Sonuç Raporu.
https://shgmargestddb.saglik.gov.tr/TR-107369/turkiye-ruh-sagligi-profili—2-arastirmasi-sonuc-raporu.html

Türkiye Psikiyatri Derneği. (2020). Dünya Sağlık Örgütü’nün Ruh Sağlığını Güçlendirme Özet Raporu (Çev. O. Taycan & B. Coşkun).
https://psikiyatri.org.tr/2232/dunya-saglik-orgutu-nun-ruh-sagligini-guclendirme-ozet-raporu-turkce-yayimlandi

World Health Organization. (2023). Turkey: Country health profile 2023. WHO Regional Office for Europe.
https://www.euro.who.int/en/countries/turkey/publications/turkey-country-health-profile-2023

World Health Organization. (2021). Life expectancy and healthy life expectancy. Global Health Observatory.
https://www.who.int/data/gho/data/themes/mortality-and-global-health-estimates







Scroll to Top