Geleneksel toplumlarda evlenmiş bir çiftin çocuk sahibi olması, sadece bireysel bir karar değil; biyolojik, kültürel ve toplumsal birçok katmanı olan bir beklentidir. Bu beklentinin kökleri hem evrimsel dürtülerde hem de toplumun kolektif yapısındaki normlarda yatmaktadır.
Evrimsel psikoloji çerçevesinden bakıldığında, üreme (reproduction) türün devamlılığı açısından temel bir güdüdür. Genetik materyalin sonraki nesillere aktarılması, hem bireyin hem de türün “hayatta kalma” stratejisinin bir parçasıdır. İnsan davranışları, bu bağlamda, üremenin başarılı olması için gelişmiş seçim mekanizmaları ve ebeveyn yatırım stratejileri içerir (Fessler, Clark, & Clint, 2015).
Toplumsal düzen ve kültür açısından kolektif toplumlarda çocuk sahibi olma, ailenin, klanın ya da topluluk grubunun sürekliliğiyle doğrudan ilişkilidir. Çocuk, hem soyun sürdürülmesinin hem de toplumsal mirasın aktarılmasının sembolüdür. Geleneksel bağlamlarda aile, birey değil grup odaklıdır; bireyin toplumsal itibarı, ailesinin büyüklüğü, soyunun devamı ve üretime katkısı gibi unsurlarla değerlendirilir. Bu yüzden çiftler için çocuk sahibi olmak, hem sosyal onay hem de toplumsal güvence sağlar.
Ayrıca ekonomik ve pratik gereklilikler de geleneksel toplumlarda büyük rol oynar. Tarımsal ya da el işçiliği gibi üretime dayalı topluluklarda çocuklar, aile iş gücünün bir parçası olarak görülür. Çocuğun geliri olmasa bile bakım, emeklilik ve yaşlılık döneminde destek sağlama beklentisi vardır. Böylece çocuk bir tür sosyal güvenlik mekanizması görevi görür.
Bireysel toplumlarda çocuk sahibi olma kararı daha çok bireysel tercihlere, yaşam tarzına, eğitim ve ekonomik duruma bağlı olur. Bu toplumlarda “çocuk sahibi olma zamanlaması” kişisel hedefler, kariyer planları ve bireysel mutluluk ölçütleri tarafından şekillenir. Ancak geleneksel toplumlarda bu zamanlama, toplumsal normlar, akrabaların beklentileri ve kültürel değerler tarafından daha güçlü bir şekilde belirlenir.
Son olarak, “Eee çocuk ne zaman?” sorusu bazen kimlik, prestij ve ait olma hissiyle bağlantılıdır. Aile içinde rol almak, ebeveynlik deneyimi yaşamak, bir sonraki nesile rehberlik edecek kişi olarak algılanmak gibi öğeler bireyin sosyal kimliğini tamamlar. Çocuk sahibi olmak, topluluk tarafından “kararlı, olgun, tam bir birey” olarak görülmeye kapı açar.
Yazan: Berra Duru
Kaynaklar
Boyd, R., & Richerson, P. J. (2009). Culture and the evolution of human cooperation. Philosophical Transactions of the Royal Society B, 364, 3281-3288.
Fessler, D. M. T., Clark, J. C., & Clint, E. K. (2015). Evolutionary psychology and evolutionary anthropology. In D. M. Buss (Ed.), The Handbook of Evolutionary Psychology (Vol. 2, pp. 1029-1046). Wiley.
Itao, K., & Kaneko, K. (2020). Evolution of family systems and resultant socio-economic structures. Evolutionary Anthropology / Socioeconomic History Model, arXiv preprint.
